TEVBE EDENLERİN SİTESİ  
 
   

Uygun olmayan Reklamları Bildirmek İçin Tıklayınız

Ramazan Programı 24.Gün  İçin Tıklayınız Tüm İllerin İmsakiyesi İçin Tıklayınız

Gül Suyu

Gül Suyu Konusu, TARİHİ ARAŞTIRMALAR Forumunda Tartışılıyor.
Konu Etiketleri: gül suyuna okunan dua, gül suyuna okunacak dua, gul suyu duası, gülsuyu duası, gülsuyuna okunacak dua, gülsuyuna okunan dua, gül suyu ile güzellik duaları, gül suyu dua, gülsuyuyla yazılan dua, gul suyuna okunan dualar, damıtma nasıl yapılır, gül suyu ile dua, evde gülsuyu yapıla bilir, gülsuyu damıtılması, gül suyu ile ilgili dualar, gülsuyu duaları, suya okunan dualar, gül suyuyla ilgili dua, http wwwtevbeorg forum tarihi arastirmalar 13116 gul suyuhtml, gulsuyu duasi, osmanlıda tıbbın temeli, peygamber efendimizin güll, gül nasıl damıtılır, osmanlıda gül suyu, gül suyu üzerine okunan dua,


Go Back   TEVBE EDENLERİN SİTESİ > (¯`·._.: TARİHİ ÇEVİR :._.·´¯) > TARİHİ ARAŞTIRMALAR

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04-08-2009, 20:47   #1 (permalink)
Standart Gül Suyu

Gül SuyuTevbe.org  Gül Suyu

TÜRKLER TIPTA ZİRVEDEYDİ

-Türklerin tıp tarihindeki yeri nedir?

Türkler tıbbın içinde her zaman çok önemli bir yerde olmuşlardır. Çünkü çok rasyonel bakıyorlar. Hekim ve hasta ilişkisi hep akıl ve mantıkla olmuştur. Hekimin düşünce sistemi hastaya bakış sistemi ve müesseselerin varlığı çok önemli. Türk toplumunda hep vermek vardı. Şifahaneler darüşşifalar; hayvanları koruma bedavaya tedavi etmek bakmak önemli bir olgudur. Türk tarihinde ciddi bir şekilde tıp eğitiminin gelişim çizgisini de görüyoruz. Türklerde tıp eğitimi 1933 üniversite reformu ile gelen bir şey değil. Geçmişte vardı ve çizgiyi bozmadan durmadan kendisini yenileyerek gelmiştir.

-Tıptaki bu başarı neden bugün dikkate alınmıyor?

Tarihe bakarsak tıp biliminin meşalesi hep el değiştirmiştir. Tıbbın ilk doğduğu yer Mezopotamya Mısır’dır hatta Hindistan Çin’dir. Daha sonra Yunanistan’a geçmiştir. İslam medeniyetinin bugünkü tıbba kazandırdığı inanılmaz bir ivme vardır. Ancak bu durum yeterince ortaya konulamıyor. Değişik ve anlaşılmaz tek tip bilim var. Almanya’da İslam Bilim Tarihi Merkezi var. Buradaki cilt cilt kitaplar İslam medeniyetindeki bilimi anlatıyor. Bunlardan Batı iyi faydalanıyor. Türkler tıpta zamanı iyi yakalamışlardı. Selçuklularda Memluklularda Horasan’da Osmanlı’da inanılmaz tedaviler gerçekleştiriliyor müesseseler yapılıyor. Hastane mimarisinden tutun tedavilerin uygulama şekline kadar her şey Batı’yı etkilemiş.

-Türkler tıpta çok önemliydi diyorsunuz. Ama bir eleştiri yapılıyor başarılı Türklerin buluşları niye yok diye?


Türklerin buluşlara isim olarak katkıları olmamıştır. Çünkü buluşlar insan üzerinde deneyi gerektiriyor. Oysa Türkler için Müslümanlar için insan kutsaldır değerlidir; onu kullanmak yerine ona yardım etme inancı vardı. Yardım önemlidir. Tıp bilimine buluş bakımından çok önemli katkıları olduğunu söyleyemeyiz. Bu durum sonrası için de geçerli olmuştur. Eğer Hulusi Behçet iyi lisan biliyor olmasaydı ve günlerce kongrelerde buluşunu anlatmasaydı bugün bu hastalığın adı Behçet hastalığı olmazdı. Buluş denilen şey birdenbire ortaya çıkmaz. Hiçbir şey yokken olmaz. Bir hastalığı tek bir insanın bulmuş olması mümkün değil. Biriken bilgilerin yeni bir kompozisyonla sunulmasıyla oluyor. Osmanlı’da hekimlerin böyle bir derdi yoktu. O sadece hastasını tedavi etmeyi dert edinirdi. Ama ben şu ilacı hazırlayıp hastama uyguladım hastam iyileşti diyor ben buldum diye bir şey söylemiyor. Bu kitaplarda yer alıyor. Ortaçağ’da Batı Arapça tıp kitaplarını Latince’ye tercüme etmiş ve çok etkilenmiş.

-Bu yapılanlar alternatif tıp çerçevesinde mi değerlendiriliyor?

Galiba öyle. Bu aynı zamanda tıbbın da kendisidir. Tedavinin ana temelini oluşturuyor ve insanlar şifa buluyor. Dışlamak eleştirmek doğru değil. Dediğim gibi Mısır’da hamileliğin öğrenilmesi problemi binlerce yıl önce çözülmüşken bu ancak 1930’larda kabul ediliyor. O zaman alternatif tıp kavramını tıbbın içinde değerlendirmekte fayda var.

-Avrupa ülkeleri galiba bunun farkında ki alternatif tıp anlamında ciddi yatırımlara başladılar.

Artık insanlar alternatif tıbbı tercih ediyor. Yapılan kamuoyu yoklamalarında Avrupa’da alternatif tıptan yana sonuçlar çıkıyor. Bunun için klinikler ve merkezler açılıyor. Alternatif tıbba yönelik araştırmalarda hastalar tercih sebeplerini mevcut tıbbın çok sert ve yan etkilerinin olmasından dolayı diye açıklıyorlar. Mevcut tıp çok serttir ve yan etkileri vardır. Aynı şekilde çok pahalıdır da. Artık devletler sağlık sigortaları içine alternatif tıbbı da almaya başladılar.

-Türkiye’de alternatif tıp çok demode ve zararlı görülüyor.

Bizim bu konuda daha çok çalışmamız gerekiyor. Zihniyet olarak da bu şart. Tıp araştırmaları zaten bizde detaylı değil ki; yurtdışında yapılan ilaçların klinik uygulamalarını yapıyoruz. Hekimlerimizin bugünkü tıbbın dışında bazı uygulamaların da faydalı olduğunu görmeleri bilmeleri gerekiyor.

-Osmanlı tıbbı üzerinde çalışmalarınız var. Bu konuda Osmanlı hekimlerinin geldiği seviye neredeydi?

Osmanlı tıbbı bir derya. İçine girildiği zaman bunu anlıyorsunuz. Lakin bunu toplu şekilde sunmak yerine insanlara parça parça sunmakta fayda var. Osmanlı tıbbına göre sağlıklı yaşam ayrı bir seviyede. Osmanlı tıbbının üçte biri tamamen buna ayrılmış; nasıl sağlıklı yaşayabiliriz meselesine kafa yorulmuş. Çünkü önemli olan hasta olmamaktır. Daha sonra hasta olduktan sonra ne yapılabilir var. Çok zengin ve rasyonel bir tıp. Şerbetler şuruplar bile manasız ve gelişigüzel değil. Önemli bir denizi tanıtırken önce sahili gösterip insanların ilgisini çekmek önemlidir. Osmanlıdaki şerbetler tamamen ilaçtır sıradan bir içecek değildir. Şerbetler daha sonra hazırlanan ilaçlarla bütünleştirilerek tatlandırılmıştır ve içimi kolay hale gelmiştir. Mesela gül sıradan bir şey olmamış.

-Reçeli ve güzel kokusu dışında gülün şifa dağıtan tarafları mı var?

Gül üzerine çalışma yaparken bunun sadece onlardan ibaret olmadığını gördüm. Yeni bulgular beni heyecanlandırdı. Isparta’ya gittim ilgililerle görüştüm tarihî kaynakları inceledim ve farklı bir amaç çıktı karşıma. Kokulu gül yetiştirmede dünyada en önemli ülkeyiz. Esans yağ gül suyu konusunda Isparta’nın üstüne yok. Böyle güzel bir birikimimiz ve avantajımız var. Gül suyu ile ilgili bir çalışma hazırlıyorum. Artık koskoca bir konu olduğunu gördüm. Tohumu gül yaprakları gül yağı gül esansı reçeli şurupları şerbetleri vs. Örneğin tıp tarihi geçmişte gül yağının önemli bir kozmetik malzemesi olarak kullanıldığını ortaya çıkarıyor. Kırışıklıkları gideriyor tonik özelliği olan bir sıvı. Gülün damıtılması ise oldukça eski olduğu veriler ışığında anlaşılıyor. Orta Asya’da elde edilen gül suları ve yağı için ayrı ayrı ibrikler hazırlanmış. Aynı zamanda İslamiyet’te çok önemli bir ticaret malzemesi.


-Peygamberimiz’in (sav) gül ile sembolize edilmesinin gülün tıbbi açıdan faydası ile bir bağlantısı olabilir mi?

Sembol gösterirsiniz ama bunun tedavide bir anlamı olmayabilir. Lotus çiçeği semboldür ama tedavide kullanıldığını bilmiyorum. Ama gülün var ve Peygamberimiz’i (sav) sembolize etmesi boşuna değil. Tarih araştırmalarımda gülün tıbbın birçok yerinde kullanıldığını gördüm. Özellikle psikolojik tedavilerde gül suyu kullanılmış. Yani psikoterapide gül suyuna başvurulmuş. Bu çok ilginçtir ve önemli bir uygulamadır. Çünkü ihtiva eden maddelerden dolayı gülün gerçekten insanı ferahlatan dinlendiren bir yanı var. Suyu da bunun en iyi kullanım halidir. İbni Sina Razi ve sonrasında Osmanlı hekimlerinin bahsinde bu var.

KOLONYA İKRAMI DA GÜLDEN GELİYORMUŞ

-Osmanlı’da gül suyu ikramı bir ritüele dönüşmüş.

Evet bu çok ciddi bir ikramdır. Devlet dairelerinde uygulanıyor. Kahve gül suyu buhur… Bu üçlüden vazgeçilmiyordu. Ancak bunu hafifletmek için bir ferman çıkartılıyor. Gelenlere 30 kişi hizmet ediyordu. Bunu basitleştirmek için ferman çıkartılıyor. Kolonya ikramı gülden gelen bir gelenektir. Evde otobüste kolonya dökülür. Bu dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Ancak gül suyu ile ilgili tarihi yazanlar damıtılmasının 14. yüzyıldan sonra olduğunu aktarırlar. Bu ciddi bir yanlıştır. 12. yüzyılda gül suyu anlatıla anlatıla bitirilemiyor ve tedavide kullanılıyor.


Osmanlı’da tıp çok rasyoneldir. Yapılan şuruplar şerbetler manasız ve gelişigüzel değildir. Hepsi hastalıkların şifası içindir.

“Peygamber Efendimiz’in gülle sembolize edilmesi boşuna değil. Tarih araştırmalarımda gülün tıbbın birçok yerinde kullanıldığını gördüm.”
Aksiyon Dergisi

Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =)
Sayfayı E-Mail olarak gönder Paylaş
Aradığınız Bilgiye Ulaşamadıysanız Üye Olmadan
Aradığınız Konuyu BURAYA Başlık Olarak Açabilirsiniz.
 
Alıntı ile Cevapla
Bu Mesajı İçin KonurAlp 'e Dua Edenler:
(wuslat32)  (01-04-2010)
Alt 04-08-2009, 21:54   #2 (permalink)
Standart

 
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-16-2009, 15:17   #3 (permalink)
Standart

cc razi olsun emeginize saglik insallah..
 
Alıntı ile Cevapla
Alt 04-22-2009, 16:00   #4 (permalink)
Standart

 
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
suyu, gul

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Yazılım Site Durumu

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:52.

Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

Genel Bilgiler mp3dinle Güncel Oyun Oyna dizi film izle Türkiyenin forumu.